21 Aralık 2016 Çarşamba

Yeni Yıl Yeni Kararlar...

Her şeyi yazıcam diye başladığım bloga uğramaz olmuşum.Gelen giden olmasada niye herşeyi olduğu gibi yazamıyorum bilmiyorum.Yeni yıla girmeye sayılı günler var ve ben hala ne yapacağıma karar veremedim.Kimseyle takılasım yok.Çünkü hepsi seni, senin onlara gösterdiğin kadar tanıyor ve sonra akıllarında oluşturdukları bu şekille yargılıyorlar, yorum yapıyorlar.Çok düşündüm, hata bende mi onlarda mı diye. Sonra ben onlardan farklıyım herhalde diyorum ama ne hikmetse benden başka kimse fark etmiyor diyorum. Kendi kendime bunları derken bir bakıyorum daha da soyutlanmışım.Neyse işte geleneksel yeni yıl gecesi gibi evde tv seyredip mandalina yerim heralde.Ararsa açmiycam bu kez kesin kararlıyım her arayıp çağırdığında rahatça ulaşması, hemen ayağına koşmam herşeyi mahvetmiş.Ben bunu malesef çok geç farkettim.Yine de geç olsun hiç olmamasından iyidir diyerek kendimi toparlamaya karar verdim.Aşk neden hep böyle olmak zorunda?Elimizin altında olunca değersiz kaybeder gibi olunca herşeyden daha önemli...Birkaç şey üst üste geldi ve ben yine kendi kendimi üzüyorum. Bu yeni yıl mevzusu, hayatımdaki değişikliklerin üzerinden ne kadar zaman geçtiğini kafama vurdu.Hayatım hiçbir zaman mükemmel olmadı, "iyi" olduğu zamanlar oldu sadece ve ben o zamanları yine çok özlüyorum. Sankiler, keşkeler, nedenler sonlarında birer soru işaretiyle gözümün önünde. bunların hiçbirinden haberi yok.Olması için sebep yok zaten biliyorum nasılsa herkes ergeç kendi yoluna gidecek.Yapmamız gereken birlikte olduğumuz süreyi en iyi şekilde geçirmek hepsi bu.Sadece bunu yapabilsek herşey kolaylaşacak ama bir türlü yapamıyoruz.İnatlaşmalar kavgalar sebepsiz kıskançlıklar bütün güzellikleri gölgede bırakıyor.Güzel geçen o kadar zamandan sonra bigün herhangi birisinden farkın kalmayacağını bilmek ister istemez yıkıcı duygular ortaya çıkarıyor.Kafam da duygularım da çok karışık verdiğim kararları uygulamaktan başka seçeneğim yok.Böyle zamanlarda filmlere şarkılara sığınmak iyi geliyor.Yaşadığımız ne olursa olsun dünyada tek olmadığını gösteriyor sana.Bi de hiç geçmeyecek sandığında geçeceğini hatırlatıyor...

27 Kasım 2016 Pazar

Artık kimseyle tanışmak istemiyorum. Bir insanı daha tanımak, anlamak, anlatmak, anlaşmak öyle zor geliyor ki....

5 Ekim 2016 Çarşamba

Yeter artık....

Birisi bana karşı hata yapınca alttan alır, adı üstünde hata işte deyip bir daha yapmamasını umarak olayın üstüne gitmem. Ben böyle yaptıkça insanlar sanki ben o hataları unutuyormuşum gibi tekrar tekrar aynı şeyleri yapıyorlar. Bir gün de ben bardağı taşıran son damlada net bir YETER BE def ol git tepkisi verince "Ne oldu ki şimdi böyle? Neden böyle oldun ki şimdi?" tepkisi veriyorlar ve daha fazla deliriyorum... 

11 Haziran 2016 Cumartesi

Gelip ayaklarıma kapansa, af dilese, pişmanım dese affederim. Ama yapmıyor, uzaktan uzaktan itlik yapıyor terkeden benim diye. Yıllar yıla kavuştu biz kavuşamadık bunun inadı yüzünden. Acıyı seviyor, arabesk yaşamak hoşuna gidiyor. Ben seni sonsuza kadar severim, uzaktan severim diyor, kavuşmak için hiçbir şey yapmıyor. Herkes kendi yoluna deyip devam da edemiyoruz. O derbeder ben derbeder birbirimizden bihaber. Nasıl bir hayattır, nasıl bir acıdır. yemişim hayatını, evlenenini, doğuranını. ayrı ayrı yerlerde yaşlanıyoruz. En güzel yıllarım gelip geçiyor içim ağır dışım ağır...

25 Nisan 2016 Pazartesi

Şu son iki yıl içinde, "asla yapmam" diye bikbik öttüğüm ne varsa hemen hemen hepsini yaptım. Hala da akıllanmıyorum, aferin bana.

10 Nisan 2016 Pazar

Evlilikten/evlenme düşüncesinden nefret eden bir kadınım. Fakat ne zaman yakın bir arkadaşımın düğünü yaklaşsa, internetten düğün için elbise modelleri bakarken kendimi gelinlik modellerine bakar buluyorum. Evlenseydim nasıl bir gelinlik giyerdim diye yüzlerce gelinlik modeline bakıyorum. Bu konuda kendimi durduramıyorum. Sırf gelinlik giymek için bir günlüğüne evlenebilir miyim acaba biriyle diye düşünmeye başladım. Gelinlik kadınların zayıf noktası sanırım. ama çok güzeller ve giyen kadını birer periye dönüştürüyorlar ne yapalım...